2:58 PM
Baal in festivalinde bi Can Bonomo konseri vardi ki
O adami canli gormeden olmemek lazim
O adami canli gormeden olmemek lazim
Bunun için bırak metni ağıt yazmaya bile hazırım. Buraları pek günce olarak kullanmadığımdan kafalar karışabilir ne ara tatile girdim de çıktım, ne tatilidir bu diye. Okulumun sayılı nimetlerinden biri olan ara tatillerden ikincisiydi bu.
Şu an hesapladım tam on gündür tatil yapıyormuşum ki eğer bitmese kaç gündür pineklediğimi bile önemsemeyecektim. Zaten bu on günün yedi gününü medeniyetten uzak ve orada bulunduğum süreç içerisinde kendimi ilme ve meditasyona verseydim ermiş olabileceğim, İstanbul dışında bir şehirde hapis olarak geçirdim.
Hoş muydu? Değildi. Küçük çaplı bir Robinson Cruse hayatı yaşadım, hatta kişisel bir Survivor’a bile dönüştü bir zaman sonra. Annem, anneannem ve saz arkadaşları altın kızlar çetesi sağolsun az daha bir sağlıklı beslenme çılgınlığında heba olacaktım. Dünyadan ve yaşamaktan soğacak derecede kefir ve bilumum yan ürünlerini gördüm. Ne iğrenç bir şeydir o yahu, tatlı desen değil, tuzlu desen hiç değil. Neymiş efendim sağlıklıymış. Peh.
Sabahları saat en az ona kadar falan uyumayı umut eder insan tatildeyken dimi? Yok, saat sekiz ayağa diktiler beni her gün. Gittiğim şehir de deniz, kum, güneş üçlüsünün klişe mekanlarından biri olsa da bedevi her yerde bedevidir anlayışına sadık kalarak yedi günün beşinde sağanak yağmurla mücadele ettim.
Tek teselli ödülüm ise tüm sınavları bitirmiş, projemi teslim etmiş ve yok denecek kadar az ödevle bu tatile girmemdi. Yine de bitince üzülüyor insan. Tatil sonuçta yani.
Will you take me across the Channel,
London Bridge is falling down.
Strange a woman tries to save
What a man will try to drown.
Ölüyorum sanırım. Bu şarkıyla uzun düşünüyoruz biz. Söyleyeceklerim bu kadar.