96 Ekiminden beri dünyada yer kaplıyor, Fransız liselerinden birinde sürünmeye devam ediyorum. Bu monokrom hayatta vanilya ve kahve kokusu beni ayakta tutuyor.Kahve candır. Her türlü kahve çeşidini denemeyi kendime görev bilirim. Beirut da candır.
İhsan Oktay Anar'dır, Alper Canıgüz'dür, ne bileyim bir Murat Menteş'tir şu hayatta beni güldürebilen güzide insanlar.
123, Massive Attack, nouvelle vague, björk, Teoman ( niye müziği bıraktın ühhüüüü), radiohed ve daha sayamayacağım bir çok gerekli insan ve grup olmadan bir gün yaşayabileceğii sanmıyorum. Müziğime eleştiri istemem, eleştireni kendi tek parça bulamayacağı bir paralel evrene ışınlarım, şakam yok.Bir de ne zaman bir ederlezi, something in the way, gulag orkestar namesi duysam gözlerim dolar, efkarlanırım, neden ben de bilmiyorum pek.
Fransızcayı dil olarak severim, iyidir hoştur ama bir latince, bir japonca değildir benim için. Bunun dışında genele hümanist, kardeşine karşı sadist, kendisine karşı da übermazoşit bir insanım.
Fin de l'histoire.
Haziran 3rd
2:58 PM

Baal in festivalinde bi Can Bonomo konseri vardi ki

O adami canli gormeden olmemek lazim

Mayıs 5th
1:01 PM
Bu kadar sırıtmam hayra alamet değil ama soğuktan donsak da eğlenceli günlerdi

Bu kadar sırıtmam hayra alamet değil ama soğuktan donsak da eğlenceli günlerdi

Mayıs 4th
3:48 PM

İnsanın kardeşi olması ne güzel bi şeymiş, az önce oturdum çocuğun problemlerini dinledim kendimi bi huzurlu bi ermiş hissettim.

Mayıs 1st
10:52 AM

Bitter çikolata sevmeyen insanları samimi bulmuyorum.

Nisan 30th
3:58 PM

Tatilim bitti.

Bunun için bırak metni ağıt yazmaya bile hazırım. Buraları pek günce olarak kullanmadığımdan kafalar karışabilir ne ara tatile girdim de çıktım, ne tatilidir bu diye. Okulumun sayılı nimetlerinden biri olan ara tatillerden ikincisiydi bu.

 Şu an hesapladım tam on gündür tatil yapıyormuşum ki eğer bitmese kaç gündür pineklediğimi bile önemsemeyecektim. Zaten bu on günün yedi gününü medeniyetten uzak ve orada bulunduğum süreç içerisinde kendimi ilme ve meditasyona verseydim ermiş olabileceğim, İstanbul dışında bir şehirde hapis olarak geçirdim.  

Hoş muydu? Değildi. Küçük çaplı bir Robinson Cruse hayatı yaşadım, hatta kişisel bir Survivor’a bile dönüştü bir zaman sonra. Annem, anneannem ve saz arkadaşları altın kızlar çetesi sağolsun az daha bir sağlıklı beslenme çılgınlığında heba olacaktım. Dünyadan ve yaşamaktan soğacak derecede kefir ve bilumum yan ürünlerini gördüm. Ne iğrenç bir şeydir o yahu, tatlı desen değil, tuzlu desen hiç değil. Neymiş efendim sağlıklıymış. Peh. 

Sabahları saat en az ona kadar falan uyumayı umut eder insan tatildeyken dimi? Yok, saat sekiz ayağa diktiler beni her gün. Gittiğim şehir de deniz, kum, güneş üçlüsünün klişe mekanlarından biri olsa da bedevi her yerde bedevidir anlayışına sadık kalarak yedi günün beşinde sağanak yağmurla mücadele ettim.

Tek teselli ödülüm ise tüm sınavları bitirmiş, projemi teslim etmiş  ve yok denecek kadar az ödevle bu tatile girmemdi. Yine de bitince üzülüyor insan. Tatil sonuçta yani. 

Nisan 12th
1:01 PM
kaliteli bir animenin, kitabın yahut filmin sonuna geldiğimde kardeşim ölmüş gibi hissediyorum, bitmesinler ya, özellikle de bu hiç bitmesin.

kaliteli bir animenin, kitabın yahut filmin sonuna geldiğimde kardeşim ölmüş gibi hissediyorum, bitmesinler ya, özellikle de bu hiç bitmesin.

Nisan 10th
2:27 PM
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Tom Waits - Strange Weather

Will you take me across the Channel,
London Bridge is falling down.
Strange a woman tries to save
What a man will try to drown.

Ölüyorum sanırım. Bu şarkıyla uzun düşünüyoruz biz. Söyleyeceklerim bu kadar.

Nisan 8th
4:02 PM
Via
İşte ben bunların karşısına geçip ağlıyorum gördüğüm yerde. 

İşte ben bunların karşısına geçip ağlıyorum gördüğüm yerde. 

Nisan 4th
4:48 PM
Via